Kayıtlar

Benliğimiz...

  Biraz iç döküş, biraz duygusallık, biraz iyi hissetmek...İçimde yoğun bir trafik var. Ne tarafa baksam üzerime doğru gelen bir araç. Sağım, solum, önüm, arkam... Ortasında çaresizce bekleyen ben...İşin garip yani bu trafiği düzeltmenin de benim elimde oluşu, ve nasıl düzeltmem gerektiğini de bilemiyor oluşum. Bilsem yapar mıyım o heves var mı ondan da pek emin değilim ya neyse.      Sahi ben nasıl fark edemedim bu yoğunlaşan trafiği nasıl bir bastırılmış duygular silsilesi içindeymişim de görememişim ben bunu. Dışardan hayata devam edip gezip, gülüp, eğlenip her şey yolundaymış gibi yaparken kendimi nasıl bir yoğunluğa sürüklediğimin bile farkında olmamışım. Çünkü kendimi her şeyin çok iyi olduğuna o kadar güzel inandırmışım ki bu denli görememişim. Ama sonra işte o biriktirdiklerimin yüzeye çıkmasıyla olanlar oldu. Artık daha fazla bastıramayacaktım. Kabul edip düzeltmem gerekecekti.   Evet biliyorum, görüyorum artık içimde kopan fırtınaları. Bir şekilde başl...

Benden Çocukluğuma...

 Merhaba tatlı kız;        Seni çok özlediğimi söyleyerek başlamak istiyorum yazmaya. Evet seni çok özledim. Çocukluğumu, masumluğumu, eğlenmeyi, mutluluklarımı...O zamanlar tabi büyümek istedim hemen ne olacağını bilmeden istiyor insan. Acaba daha çok vakit geçirebilme şansımız olsaydı nasıl olurdu?                    Baştan alsak falan :) Seni üzdüler , seni bazen yok saydılar, senden bazen memnun olmadılar, seni hep eleştirdiler ama aslında sorun sürekli olarak sen değildin  senin çocuk olduğunu ve hata yapabilecek yaşta olabileceğini görmediler, göremediler. Ve sen hep kendini suçladın ve aynı şekilde şu an bile  olan bitenden kendini sorumlu tutuyorsun. Aslında öyle olmadığını sen de çok iyi biliyorsun  ama sen sana öğretileni uygulamaya devam ediyorsun başka yolu bilemediğinden. Hayatında güven istedin, insanlara iyi gidersem onlar da bana iyi gelir diye düşündün. Ama birbirimizden farklı old...

ÖFKE...

           Evet öfkeliyim ama neye... Tam olarak zamanını kestiremediğim birikmiş olan öfkem. Düşünüyorum da genel olarak böyle miydim yoksa hep mi vardı anlamlandıramadığım öfkem...Sonra dedim ki; sahi isteklerimizin olmaması mı öfkelendirir bizi yoksa başka bir şey mi? Bu soruya tam olarak bir cevap bulamayışım da öflendirmiyor değil beni. Bazen gelen o hayatım başka türlü nasıl olabilirdi acaba düşüncesi? Hangimizin hayatı kendi istediği şekilde ilerliyor ki? Elbet bir yerde bir sorun yine yaşanacak ve bizler yine istediğimiz hayatı yaşayamamış olacağız. Bu şekilde düşününce de çocukluk mu acaba benim bu yaptığım diyorum. Bana öyle geliyor. Hayatı kolaylığıyla da zorluğuyla da kabul etmemiz gerektiğini düşünüyorum açıkçası. Tabii her seferinde bunu başaramıyoruz ama en azından farkında olabilmek de güzel bence. Sorun biraz da geçmiş, şimdi ve gelecek üçlüsünde ilerlemeyi sağlamaya çalışıyor oluşumuzda. Bu mümkün değil ki. Biz ne zaman değiştiremeyeceğimi...

BAĞIMLILIK

    Bağımlılık; Bakılınca ne de kısa bir kelime... Bunun anlamından ne olur ki dedirten türden. Anlamına inince o karmaşıklığa varınca anlıyor insan çoğu şeyi... Bir yandan korkutup diğer yandan oldukça üzüyor işte. İnsanlara, eşyalara, hayvanlara vb. daha nice varlığa duyulan o bağımlılık hissiyatı...En başında insanlara karşı duyduğumuz bağımlılık; Nerde yakalanacağımızı kestiremediğimiz, yakalandığımızda fark edemediğimiz ve uyarılara rağmen anlamak istemediğimiz o kötü his... Ne yazık ki öyle kolayca bırakıp gitmiyor bizi. İçten içe bir şeylerin yolunda gitmediğini biz de biliyoruz aslında ama işte bu denli bağlanma sonucu anlamak istemiyoruz bunu. İlişkide olur öyle şeyler, yok ya seviyor aslında beni, aramızda bir sorun yok ki, o öyle biri değil ki zaten deyişlerimiz. Ve ardından gelen her hataya göz yummak, affetmek, daha çok bağlanmak...   Peki ya sonra ne mi oluyor dediğinizi duyar gibiyim. Söyleyeyim size  ne olduğunu; arkalarında bir enkaz bırakıp hiç gelm...

İçten gelenler...

 Garip bir şekilde hiçbir şeyden keyif alamıyorum. Bu ara ara sizlerin de başına geliyor mu acaba? Bir şeyler yapmak istiyorum ama aslında çok da istemiyorum. Düşüncede tamam yaparım ama istek desen yok. Ne istediğimi hiç bilmiyorum galiba. Geçici bir süreç mi kalıcı mı onu da bilmiyorum. Hani derler ya herkes düzenini kurdu da bir ben bir yerde kalamadım. Benim de o durum galiba. Nasıl kendime gelirim bilmiyorum. Ya da kendimde olmuş halim mi bu? Bu aradaki durumu göremiyorum anlayamıyorum açıkçası. Zamana mı bırakmalı onu da tıpkı her şeyi bıraktığımız gibi...

KENDİN İÇİN :)

      Bazen olur ya kabuğuna çekilir insan ve öylece kalmak ister. Kimse  karışmasın, dokunmasın bana isteriz. İşte hepimizin yaşayabileceği türden şeylerdir bunlar.       Bazen her şey üst üste gelir. Niye diye sorgular durur insan? Hep bir sebebi olmak zorunda mıdır ki? O da tartışılır. Evet soruyoruz da ne kadar uygun cevaplar verebiliyoruz onlara bilinmez :)Olan olmuştur ve bundan sonra da bir yerlerde yine olacaktır. O anlar tam bir boşluk hissi oluşturur bizde. Ne bir yere gitmek ister ne bir şey yapmak isteriz o anlarda. Böyle dünya umrumuzda değilmiş gibi olana bitene ses çıkaramayız. İçten içe; Böyle daha iyi sanki ya umursamamak daha güzelmiş, bile diyenlerimiz olmuştur. Evet her duyguyu her düşünceyi tabii ki bu kadar takmamalı ancak tam  zıt olanı  da yapmamalıyız bence. Orta karar olalım :) Kendimizi çok takan insanlar gibi ne yıpratmalı ne de gamsızlık noktasına varmalı:) Yani bunu yapmak o kadar kolaydı da biz mi yapmadık diyen...

BİRAZ DA SEVELİM :)

       Bugün de biraz Sevgi...    Sahi sevgi neydi? Ne kadar değeri var hayatımızda sevginin? Ve asıl soru ne zaman yitirdik o güzel duyguyu? Oturdum ve düşündüm bu ve buna benzer soruları...Kaçımız çıkarsızca birbirimizi seviyoruz? Sayısı yok denecek kadar azalmadı mı sizce de?    Eskiden anlatılırdı o kız oğlanı ne sevdi diye. Efsaneleştirdiklerimiz; Leyla İle Mecnun, Ferhat İle Şirin, Kerem İle Aslı ve daha niceleri... Şimdi bakıyorum da menfaati bitenin sevgisi de bir anda yok olup gidiyor. Ve tabii bunlar sebepsiz değil diye düşünüyorum. ve bunun karşısında değişen şartlara bağlıyorum ben bu durumu. Tabii ki tek etken bu değil ancak bunun da etkisinin olduğu kanaatindeyim. Şu öve öve bitiremediğimiz teknoloji gelip aramıza girmiş olabilir mi acaba diye sormadan edemiyorum kendime? Her şeye çabuk ulaşılabilir olmak bizi daha da kötüye götürmüş gibi görünüyor. Evet bazı durumlarda tabii ki güzel diyenleriniz olacaktır. Ki haklısınız da bize kat...